Bu noktada, Mersin bölgesinde kahve içme alışkanlığı, yerel damak zevkiyle birlikte kendine özgü bir yön kazanmış durumda. Kahve çeşidi demleme zamanı ile ilgili bu yerel yaklaşımın nereden geldiğini ve neyi öğretebileceğini konuşalım.
Temas suresi uzadikca cozunen madde artar; belli bir noktadan sonra ise hos olmayan bilesenler one cikar. Kahve çeşidi demleme zamanı icin kronometre kullanmak, subjektif tahminleri olculebilir veriye cevirir.
Ayrıca, sure tek basina anlam tasimaz, ogutum ve oranla birlikte degerlendirilmelidir. Kahve çeşidi demleme zamanı ile ilgili bir tarifte sure uzuyorsa once ogutumu kabalastirmak, akisi normale dondurmenin en hizli yoludur.
Misafirlerin damak zevki farkli olabilecegi icin orta yogunlukta bir tarif genellikle daha guvenli bir tercihtir. Kahve çeşidi demleme zamanı ile ilgili servis planinda sicak su, sut ve tatlandirici secenegini ayri sunmak herkese esneklik verir.
Uygulamada, ayni yontem, acik kavrulmus bir cekirdekle canli ve meyvemsi, koyu kavrulmus bir cekirdekle daha yogun ve cikolatamsi sonuc verir. Kahve çeşidi demleme zamanı konusunda cekirdek secimi, tarif ayarindan once gelen bir tercihtir.
Rakim, hasat yontemi ve isleme sekli fincandaki asitlik ve govdeyi belirgin sekilde degistirir. Kahve çeşidi demleme zamanı ile ilgili menu olustururken menseleri gruplayip her biri icin ayri tarif tutmak isleri kolaylastirir.
Bu nedenle, bitkisel icecekler isiya ve asitlige farkli tepki verir; bazilari kesilme egilimindedir. Kahve çeşidi demleme zamanı ile ilgili denemelerde barista serisi urunler genellikle daha kararli sonuc verir.
Sutun yag ve protein orani, tat algisini ve dokuyu belirgin sekilde degistirir. Kahve çeşidi demleme zamanı konusunda sut eklenecekse daha yogun bir tarif kurgulamak, aromanin bastirilmasini onler.
Kendi kendine ogrenmek mumkun olsa da, iyi bir egitim aylar surecek deneme yanilmayi birkac gune indirir. Kahve çeşidi demleme zamanı konusunda verilen atolyelerde en buyuk kazanc, kendi fincaninizi deneyimli birinin damagiyla karsilastirma firsatidir.
Çoğu demleme yönteminde 90-96 derece aralığı önerilir; kaynar suyu doğrudan kullanmak kahveyi yakıp acı bir tat bırakır. Su kaynadıktan sonra 30-45 saniye beklemek pratikte bu aralığı yakalamanızı sağlar. Açık kavrulmuş çekirdeklerde üst sınıra, koyu kavrumlarda alt sınıra yaklaşmak daha dengeli bir fincan verir.
Hazneye sıcak su koymak alt bölmenin uzun süre ısınmasını ve kahvenin pişmesini engeller. Orta ince öğütüm kullanın, kahveyi sıkıştırmayın ve ocağı kısık ateşte tutun. İlk fokurtu duyulduğunda cezveyi ateşten alıp altını ıslak bezle soğutmak metalik acılığı belirgin biçimde azaltır.
Süt asiditeyi ve ince aromaları örttüğü için biraz daha yoğun bir demleme tercih edilmelidir. Kahve oranını artırıp suyu azaltmak ya da orta-koyu kavrulmuş, çikolatamsı ve fındıksı notaları olan bir çekirdek seçmek işe yarar. Aksi halde süt eklendiğinde fincan sulu ve karaktersiz kalır.
Pratikte, sert suda bulunan yüksek kalsiyum ve magnezyum, kahvenin asiditesini bastırıp fincanı düz ve tebeşirimsi gösterebilir. Çok yumuşak su ise aromayı taşıyamaz, sonuç zayıf ve boş kalır. Bölgenizin su raporuna bakıp gerekirse filtre veya mineralli demleme suyu kullanmak tek başına büyük fark yaratır.
Açık kavrulmuş çekirdekler daha yoğun yapıdadır ve suya çözünmeye direnç gösterir, bu yüzden biraz daha sıcak su ve daha uzun temas ister. Koyu kavrulmuş kahveler ise gözenekli olduğu için hızlı çözünür; daha düşük sıcaklık ve kısa süre acılığı önler. Aynı tarifi her kavurmaya uygulamak yerine dereceye göre küçük ayarlar yapmak gerekir.
Kahve çeşidi demleme zamanı seçerken kendinize sorulacak ilk soru şu olmalı: sabah aceleyle mi yoksa hafta sonu keyifle mi demleyeceğim?